Evren Modeli Çelişkileri Formüller ve Çelişkiler

Özel görelilik ve Doppler etkisi ve genişleyen evren ilişkisi.

ÖZEL GÖRELİLİK

Özel görelilik ya da diğer tabiri ile izafiyet teorisi, zaman, mekan ve hareketi birbirine bağlı fakat izafi olaylar olarak kabul eden teoridir. Aslında teorinin çıkış sebebi  Galileo’nun görelilik prensibinden kaynaklıdır. Bu prensip, hareketin ölçüldüğünde mekan sabitinin belirsizliğidir. Aksi yönlerde 50 kmh. hızla giden iki araba düşünün, arabaların içinde bulunanlara göre diğer araba, ölçenin  kendini sabit olarak kabul ettiği taktirde 100 kmh ile hareket etmektedir, dünyayı sabit olarak kabul ettiği taktirde iki arabada 50 kmh. hızla gidiyordur. Dünyanın sabit olmadığını, ekseni etrafında, güneşin etrafında, galaksinin merkezi etrafında hareket ettiğini varsaydıkları için böyle bir izahı getirmek zorunda kalmışlardır.  Özel görelilik sadece hızın değil zamanın ve nesnenin de ölçene bağlı olarak mutlak şekilde izafi olduğunu söyler. Özel Görelilik ‘yerçekimi’ kuvvetini hesaba katmadan ivmeli gözlemcilerin durumunu inceler, tüm farklı ivmeler ve sabit hareketlerdeki gözlemcilerin ışığın hızını aynı ölçtüğünü söyler.  Bu teorinin izahı, kuvvetler dengesi yani eylemsizlikle ile desteklenmesi aslında teoriden bağımsızdır, ikisi çok farklı şeylerdir, eylemsizlik herkesin test edebilip onaylayacağı bir gerçektir. Bilek güreşi müsabakasında rakipler aynı kuvvetteyse taraflardan birinin baskın olduğunu gözlemlememeniz tam olarak budur. İzafiyet teorisi ise test edilemeyecek kadar uçuk ve matematiğe döküldüğünde sürekli paradoks üretecek bir dede korkut masalı tekerlemesi gibidir. Kısaca özel görelilik böyledir yazıyı uzatmamak için tüm detaylarına inmedik.

Aşadaki video teoriye ikna etmek için yapılmış ve ayrıntılı olarak anlatılmıştır, yapıldı denilen testlerin çoğu imana dayalıdır, ya kendiniz de bir yolunu bulup yaparsınız ya inanmaz ya da inanırsınız, dileyenler izleyebilir.

DALGALAR VE DALGA HAREKETLERİ.

Dalgalar günlük hayatımızda en çok denizde karşılaştığımız bir doğa olayı olarak karşımıza çıkar. Ama dalgalar ve dalga hareketi suyun dışında pek çok durumda da oluşur. Dalga hareketini anlamak için en basit dalga çeşidini, yani tel dalgasını kullanacağız. Aşağıdaki resimde bir dalga hareketi görülüyor.

Bu resmi dikkatlice inceleyelim ve neler öğrenebileceğimize bakalım.

  1. Elimizde düz bir tel ve üzerinde boncuklar var.
  2. Telin sol ucu bir motora bağlanmış. Motor, telin ucunu yukarı aşağı hareket ettiriyor. Motora dalga kaynağıdiyoruz çünkü dalganın sebebi o, dalgayı o başlatıyor.
  3. Boncuklar sadece yukarı ve aşağı hareket ediyor, sağa sola gitmiyorlar. Resme dikkatli bakın, özellikle yeşil boncuklara. Sadece y ekseninde hareket ettiklerini göreceksiniz.
  4. Bir boncuk yukarı çıkarken yanındaki boncuğu da yukarı çekiyor, o da yanındakini yukarı çekiyor. Böylece bir dalga şekli oluşuyor. Bu şekil tel üstünde yol alıyor.
  5. Boncukların kendisi yatayda (x ekseni doğrultusunda) hareket etmediği halde oluşturdukları dalga hareket ediyor.

Şimdi dalga hareketinin temel değişkenlerini incelemeye başlayabiliriz.

Titreşim ya da Salınım nedir?

Hareket çeşitlerinde titreşim ya da salınım hareketini öğrenmiştik. Hatırlayalım: Bir cisim bir denge noktasının bir o tarafına bir bu tarafına salınıyorsa titreşim hareketi yapıyordur. Peki titreşim hareketinin dalgayla ne ilgisi var? Yukarıdaki resme tekrar bakın. Telin rahatsız edilmeden kendi başına durduğu yer turuncu bir çizgi ile gösterilmiş. Burası denge noktası. Telin üstündeki boncuklar:

  1. Denge noktasının önce üstüne hareket ediyor.
  2. Sonra aşağı doğru hareket ediyor.
  3. Denge noktasından tekrar geçiyor.
  4. Sonra denge noktasının altına hareket ediyor.
  5. Ardından tekrar yukarı doğru hareket ederek yine denge noktasına ulaşıyor. Bu ilk adımdaki durum. Bundan sonra motor (dalga kaynağı) dalga üretmeye devam ettikçe, dalga hareketi kendini tekrarlıyor.

Dalga hareketinin periyodik yani kendini tekrarlayan bir hareket olduğunu görüyoruz. Kendini tekrarlayan bu harekete de titreşim ya da salınım diyoruz.

Dalgaboyu nedir?

Titreşimin ne olduğunu anladıktan sonra sıra geldi dalganın uzunluk cinsinden özelliklerinden en önemlisi olan dalgaboyuna. Dalgaboyu bir dalganın kendini tam olarak bir kez tekrar etmesi süresince aldığı yoldur.Dalgaboyu λ simgesiyle gösterilir ve birimi uzunluk birimi olan metredir. Peki bir dalganın tam bir turu (kendini tekrar etme süresini) tamamlamasını nasıl ölçeriz? Görsellik işimize yarayabilir. Aşağıdaki resimde yine tel dalgası görülüyor.

Dalgalar dalgaboyu

Resmi yine dikkatlice inceleyelim. Tepe ve çukur noktalarını görüyoruz. Tepe denge noktasından en yüksek, çukur denge noktasından en alçak uzaklık anlamına geliyor. Bir dalgaboyu ardışık (arka arakaya gelen) iki tepe noktası arasındaki uzunluktur. Ayrıca ardışık iki çukur noktası arasındaki uzaklık da bir dalgaboyuna eşittir. Ardışık iki denge noktası da bir dalgaboyuna eşittir. Genellersek, bir dalga üstündeki bir nokta ile dalganın hareket yönünde kendini ilk kez tekrarladığı nokta arasındaki mesafe bir dalgaboyunu verir.

Dalgalar dalgaboyu 2

Yukarıdaki resimde aynı düzenekle oluşturulan bir başka dalga gösteriliyor. Bu resimde oluşan dalganın dalgaboyunu bir önceki resimdekinin dalgaboyuyla kıyaslayabilir misiniz? Hangisinin dalgaboyu daha büyük?

Genlik nedir?

Genlik bir dalgayı oluşturan taneciklerin denge noktasıyla, denge noktasına en uzakta bulundukları noktanın arasındaki mesafedir. Aşağıdaki resimde bir tel dalgasının genliği gösteriliyor.

Dalgalar genlik

Genlik denge noktasının üstünde ya da altında ölçülebilir. Tel dalgası için genlik birimi uzunluğun birimi olan metredir.

Periyot ve frekans nedir?

Buraya kadar bir dalganın sadece uzunlukla ilgili olan özelliklerinden bahsettik. Şimdi zamanla ilgili özelliklerinden bahsedeceğiz. Periyot bir tam dalganın oluşması için geçen süredir. Yani bir dalgaboyu bir periyot sürede üretilir. Periyodun simgesi T, birimi zaman birimi olan saniyedir. Frekans bir saniyede oluşan dalga sayısıdır. Frekansın simgesi f, birimi 1/s (ya da s-1) ‘dir. Frekansın birimi olan 1/s ‘ye Hertz (Hz) de denir.

Frekansla periyot birbiriyle çok yakından ilişkilidir. Matematiksel olarak:

T.f = 1

T=1ff=1T

Şimdi frekansla ilgili bir şeyler hissetmek için aşağıdaki iki resmi kıyaslayalım.

Dalgalar dalga hareketi

Yukarıdaki resimdeki dalganın frekansı 2 Hz. Yani bir saniyede 2 dalga üretiliyor. Bu dalganın periyodu ise T = 1/f ‘den T = 1/2 = 0,5 saniye. Yani bir dalganın tamamlanması yarım saniye sürüyor.

Dalgalar periyot ve frekans

Yukarıdaki resimde ise dalganın frekansı 4 Hz. Yani bir saniyede 4 dalga üretiliyor. Bu dalganın periyodu da 1/4 = 0,25 saniye. Yani bir tam dalganın tamamlanması çeyrek saniye sürüyor. Bu iki resmi kıyasladığınızda hangisinin daha sık dalga ürettiğini görüyorsunuz? Frekans tam olarak bu demek: dalga sıklığı.

Frekansın yalnızca dalga kaynağına bağlı olduğuna da dikkat etmelisiniz. Yani motor ne kadar hızlı dönerse frekans o kadar artıyor, periyot o kadar azalıyor.

 

Dalga çeşitleri

Dalgaları iki şekilde sınıflandırabiliriz. İlki dalgaların taşıdığı enerjiye göredir. Yayılması için bir ortama ihtiyacı olan ve enerjiyi içinde bulunduğu ortamda taşıyan dalgalara mekanik dalgalar denir. Tel dalgası, yay dalgası, su dalgası ve ses dalgası mekanik dalgalardır. Hepsinin yayılabilmesi için bir maddesel ortama (tele, yaya, suya veya havaya) ihtiyacı vardır. Hepsi enerjiyi içinde bulundukları ortamda bir yerden başka bir yere taşır. Yayılması için ortama ihtiyaç bulunmayan, boşlukta yayılabilen dalgalara elektromanyetik dalgalar denir. Işık bir elektromanyetik dalgadır, enerjiyi taşımak için ortama ihtiyacı yoktur. Örneğin, Güneş’ten Dünya’ya enerjiyi taşıyan ışık boşlukta yayılır.

Enine ve boyuna dalgalar

Dalgaları sınıflandırmanın ikinci yolu dalganın hareket yönüyle ortamın taneciklerinin titreşim doğrultusunu kıyaslamaktır. Enine dalgalar dalganın hareket yönüyle taneciklerin titreşim yönünün birbirine dik olduğu dalgalardır. Örneğin, aşağıdaki tel dalgası bir enine dalgadır.

Dalgalar periyot ve frekans

Boyuna dalgalar ise ortamın taneciklerinin titreşim doğrultusuyla dalganın ilerleme yönünün paralel olduğu dalgalardır. Aşağıdaki resimde bir sarmal yayda üretilen boyuna dalgalar gösteriliyor. Dalganın hareket yönüyle yayın halkalarının titreşim doğrultusunun paralel olduğuna dikkat edin.

Dalgalar boyuna dalga

Elektromanyetik dalgaların tamamı enine dalgadır. Su dalgaları hem enine hem boyuna dalganın bir karışımıdır. Yay dalgaları enine ya da boyuna olabilir.

Bu özet ve grafikler, fizikdersi.gen.tr den alınmıştır. Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

 

DOPPLER ETKİSİ

Doppler etkisi, mekanik ve elektromanyetik dalgalardaki gözlemci – gözlenen ilişkisine dayalı bir fizik dalıdır. Bu etki, dalga özelliği göstermekte olan herhangi bir fiziksel varlığın, frekans ve dalga boyunun uzaklaşan veya yakınlaşan hareketli bir gözlenen tarafından farklı algılanması olayıdır. Bu etki adını Christian Andreas Doppler’den almıştır. Fizikçi Doppler 1842 yılında bunu bir hipotez olarak öne sürmüş 1845 yılında Christophorus Ballot tarafından ses dalgaları kullanılarak test edilmiş ve onaylanmıştır.

Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi, bize göre sola doğru ilerlemekte olan polis arabasının sabit bir frekansta ses dalgası üretmesine rağmen, ses A kişisine frekansı yüksek B kişisine frekansı alçak olarak gelecektir. Bunun oluşması için illede arabanın hareketi gerekmez, kişilerin hareketi de Doppler etkisini hissedilir hale getirecektir.

 

Özel görelilik ve Doppler etkisi ve genişleyen evren ilişkisi.

Doppler etkisi ilk etapta sadece mekanik olan dalgalar için kabul görmüştür. Elektromanyetik dalgalar için de geçerli olduğunu Fransız fizikçi Hippolyte Fizeau 6 yıl sonra  keşfettiğini idda etmiştir, iddayı mutlak delillendirecek bir test mevcut değildir, 20 metrelik bir mesafeden bir test yapıldığı ve katrilyonda bir ölçeğinde bir kayma tespit edildiği söylenmektedir. Özel görelilik ışığın hızının tüm ölçenlere göre aynı olduğunu söyler dolayısıyla ışığın özel göreliliğe göre bir Doppler etkisi yapması söz konusu değildir. Evrenin genişlemesi iddası ise bizden uzaklaşan ‘galaksilerin’ Doppler etkisi ile ışık tayflarının maviden kırmızıya kayması test edildiği söylenip üzerine Big Bang teorisi üretilmiştir. Evrenin genişlemesi ve Big Bang teorisinin öne sürüldüğü delil, özel göreliliğin tutarsız olduğunu, özel görelilik teorisi de bu deneyin tutarsız olduğunu söylemektedir. Aynı sahnede halay çekmelerini sorgulamayanların, bunların bilim dediği şeyi din edindiklerinin bir delilidir.

Yazar hakkında

Zafer Zengin

Rabb'imin Kuran'da tarif ettiği şekilde mümin olmaya uğraşan, Kur'an algılarımda bazı meselelerde yanıldığım delillendirildiği taktirde, tükürdüğümü yalamaktan memnuniyet duyan bir kulum.

2 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

  • Merhaba Zafer Bey,
    Öncelikle anti-dogmatik yaklaşımınızdan dolayı kutlarım. Web siteniz içinde düz dünya hipotezinin teolojik kaynaklarla örtüşümlerine de yer verilmiş. Zariyat suresinin 47. ayetnde belirtilen “Biz göğü kudretimizle bina ettik ve şüphesiz biz onu genişletiyoruz.” söylemiyle ilgili yorumlarınızı rica edebilir miyim? Ayette bahsedilen “genişleyen evren” big-bang i tarif etmiyor mu? Teşekkürler.

    • Merhaba Bora kardeşim.

      Ayetteki kelimenin Kuran’daki diğer kullanıldığı yerlere bakmadan genişletme manası verilmesi, acelecilik olur kanısındayım. Kelime aynı formda Bakara süresinin 236. ayetinde de kullanılmıştır. Kelime eli açık olan zengin manasındadır, yeryüzü ve gökyüzü de eli açık ve cömertçe geniş tutulmuştur, manasındadır. Küre dünya kanıtlamak için yorumlanan ayetlerdeki kelimelere dikkat etmek gerek, Kuran düz ya da küre demez fakat imalar hep hareket etmeyen dünyadan bahseder. Kuran vahiydir, imanla alakalıdır iman materyalist delillerle temellendirilemez, materyalist deliller duyularımızı aşmamalı, dünyanın küre olduğu manasında duyularımız için hiç bir iz yok sadece söylenenlere vahiy gibi iman etmek var, küre dünya hakkındaki deliller söylentilerden ibaret. Şapkamızı önümüze koyup düşünelim, duyularımızla hangi delile ulaştık.